Asbest

From OSHWiki
Jump to: navigation, search

Timo Tuomi, Finlandiya İş Sağlığı Enstitüsü

Çevirenler: Şehmus ÜNVERDİ (AÇSH Uzmanı-İSGÜM), Dilan ATALAY (AÇSH Uzmanı-İSGÜM

Giriş

Asbest, bina ve yapı malzemeleri, makineler, nakliye araçları ve tüketici ürünlerinde yaygın olarak kullanılan bir bileşendir. Asbestin en az 4500 yıl öncesine kadar dayanan bir kullanımı vardır. Asbest toprağa ve pişirme kaplarına güçlendirici bir malzeme olarak eklenmiştir. Asbest (Yunanca: yok edilemez), kristal yapılı ve lifsi karakterde, doğal olarak oluşan silikat mineralleri için kullanılan ortak bir terimdir. Asbest liflerinin solunması akciğer kanseri, mezotelyoma ve asbestoz gibi ciddi hastalıklara neden olabilir. Avrupa Birliği, asbestin her türünün kullanımının yanı sıra asbest ürünlerinin çıkarılması, üretimi ve işlenmesini yasaklamıştır.

Genel açıklama

Asbest ismi ilk olarak MÖ 300 yılları civarında Yunanlılar tarafından kullanılmıştır. Daha doğrusu, asbest teriminin ilk kullanımı Roma'ya kadar dayanmaktadır. Efsaneye göre, bir Roma İmparatoru, asbestten yapılmış bir masa örtüsünü ateşe atarak temizlenmesini sağlamış ve Persleri hayrete düşürmüştür. Pers ve Çin'de asbestli bezler ve örtüler kullanıldığına dair bazı kanıtlar bulunmuştur.

Asbestin günümüzdeki endüstriyel kullanımı, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, yalıtım, yangına ve aside dayanıklı parçalar, boru yalıtımı vb. birçok uygulama ile başlar. Birinci Dünya Savaşı sırasında gemi yapımında muazzam bir artış olmuş, savaş gemileri için yangın koruyucularının kritik öneme sahip olması nedeniyle de asbest kullanımı artmıştır. O tarihlerde asbestin tersane çalışanları için tehlike oluşturacağı düşünülmemiştir. İkinci Dünya Savaşı daha fazla asbest kullanımını teşvik etmiş ve üretim o zamandan itibaren artmıştır.

1970'lerde, asbest ürünlerinin üretimi ve kullanımı Batı Avrupa, İskandinavya, Kuzey Amerika ve Avustralya'da en yüksek seviyelerdeydi. Dünya çapındaki asbest üretimi yıllık beş milyon tonu aşmıştı. Bugün bile en fazla üretici konumunda olan Rusya, Çin, Kanada, Kazakistan, Brezilya ve Zimbabve’nin üretim seviyesi yıllık yaklaşık iki milyon tondur. Asbestlerin çoğu Doğu Avrupa ve Asya'da kullanılmaktadır. Yıllık olarak kişi başına en yüksek tüketim Rusya, Kazakistan, Belarus, Kırgızistan ve Tayland'da (2,0kg/kişi) iken Batı Avrupa veya Kuzey Amerika'da (0,1kg/kişi)’dir[1]. Asbestli çimento kullanımı, tüm ticari asbest uygulamalarının yaklaşık %85'ini oluşturmaktadır.

Asbest mineralleri, yalnızca mineralojik olarak değil, endüstriyel kullanımları için temel olan ortak özellikleri bakımından da tanımlanır. Asbest mineralleri lifsi yapıda olup yüksek gerilme ve esneme mukavemeti, kimyasal ve fiziksel dayanıklılık gibi birçok istenen özelliğe sahiptir. Asbest mineralleri inşaat endüstrisi ve metal endüstrisi için değerli bir ısı ve yangın yalıtım malzemesidir.

Ateşe / ısıya dayanıklı özellikleri için asbest kullanıldığında, lifler genellikle çimento ile karıştırılır veya dokuma ile kumaşa örülür. Isı ve elektrik yalıtımının gerekli olduğu bazı evsel ürünlerde de (örneğin fırınlar gibi) asbest kullanılmıştır.

Püskürtme asbest, endüstriyel binalarda, kamu binalarında ve evlerde, çelik ve beton yapılarda, özellikle duvar ve tavanlarda, ayrıca kazan ve bacalarda yangından korunma ve ısı yalıtımı tabakası olarak da kullanılmıştır[2]. Asbestin püskürtülmesi, en tehlikeli uygulama türlerinden biridir çünkü püskürtülmüş asbest aşırı derecede kırılgandır ve bu nedenle liflerinin ortam havasına yayılması çok kolaydır. Bu teknik kullanılarak inşa edilmiş sivil ve askeri gemilerde çok miktarda asbest bulunabilir.

Asbest terimi doğal olarak oluşan altı mineral için kullanılır: krizotil bir tabaka silikat, grunerit asbest (amosit), krosidolit, antofilit, tremolit ve aktinolit asbest. Bunlar majör katyonlarca çapraz bağlanan çift zincirli silika tetrahedra bir yapıya sahiptir (ör. magnezyum, demir, kalsiyum ve sodyum[3]).

Krizotil, serpantin grubuna, geri kalan beş tip ise amfibol grubuna ayrılmıştır. Krizotil lifleri, yaklaşık 30 nm çapında, esnek ve boyuna doğrultuda liflerle ayrılabilen tipik bir eğrisel demet formundadır. Amfibol mineralleri, krizotilden daha kırılgandır ve kristalografik düzlemler boyunca bölünürler[4]. Krizotil her zaman dünya çapında ticari olarak kullanılan asbest olmuştur ve şu anda madenciliği yapılan tek asbesttir. 1989 yılında, yaklaşık 4,2 milyon ton krizotil üretilmiş olup bu miktar tüm asbest üretiminin %99'unu oluşturmuştur.

Asbest lifleri havaya karışabilir ve akciğerlerin derinliklerine kadar solunabilir. Bu, liflerin insan vücudundaki sıvılarda zayıf çözünürlüğü ile bağlantılı olup asbest ve asbest tozunu hem kanserojen hem de fibrojenik yapan ana özelliktir.

Ticari olarak kullanılan altı asbest mineraline ek olarak, doğal olarak oluşan ve lifsi yapıda bulunan birkaç mineral daha vardır. Diğer bir deyişle lifsi yapıda 90-150 arasında mineral bulunabilir. Bu minerallerin asbest mineralleri olarak tanımlanmadığına dikkat edilmelidir. Ancak, bu lifler, geniş kullanım alanına sahip önemli bazı bileşikler içerdiğinden dolayı, endüstriyel minerallerde bir kirletici olarak yer alırlar. Yaklaşık 40 zeolit ​​mineral grubundan dördü lifsidir: şabazit, klinoptilolit, eriyonit ve mordenit. Kil minerallerinden ikisi, sepiyolit ve paligorski (atapulgit) de lifsidir. Ek olarak, iğnemsi yapıdaki kalsiyum silikat minerali olan wollastonit ve lifsi yapıdaki magnezyum hidroksit olan nemalit de lifsi mineraller olarak kabul edilebilir[5]. Asbest olmayan lifli minerallerin önemli bir grubu, insan yapımı mineral liflerdir (MMMF). Bu terim, kaya, kil, cüruf veya camdan yapılan lifsi cam inorganik maddeler için kullanılan genel bir addır. Cam yünü, taş yünü veya cüruf yünü olarak bilinirler. Katı MMMF ürünlerindeki nominal lif çapı, yün ve tekstil ürünlerinde 2-20 mikrometredir (µm). Amorf yapıları nedeniyle, kristalli asbestlerin aksine, insan yapımı mineral lifler ağırlıklı olarak lif ekseni boyunca kırılma eğilimindedir ve dolayısıyla kullanımları sırasında daha ince lifler açığa çıkmaz. İnsan yapımı mineral liflere maruz kalmanın ardından kanser riskinin değerlendirilmesinde, MMMF üretiminin erken evrelerinde akciğer kanseri riski olduğu, ancak mezotelyoma tehlikesi bulunmadığı bildirilmiştir[6].

Asbest tehlikeleri

Asbest ile ilgili kanıtlanmış olumsuz sağlık etkileri, asbest tozunun solunmasından kaynaklanmaktadır. Diğer maruz kalma yollarının asbest hastalığı riskini artırabileceğine dair tatmin edici kanıtlar yoktur. Bununla birlikte, yutulan asbest liflerinin küçük parçalarının mide-bağırsak sistemine nüfuz edebileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Solunan asbest liflerinden aerodinamik çapı 10 µm’e kadar olanlar alt solunum yoluna geçebilir. Asbest liflerinin çapları 0,1 ile birkaç mikrometreye kadar değişmektedir. Liflerin uzunluğu, 300 µm'den daha da fazla olabilir Buna rağmen bu lifsi parçacıkların aerodinamik çapı 10 µm'den daha küçük kalabilmektedir.

Asbest liflerinin olumsuz sağlık etkileri şunlardır:

Plevral plaklar, asbeste maruz kalmanın bir sonucu olarak ortaya çıkan kollajen lifi birikintilerinden oluşan lokalize izlerdir (fibröz). Asbeste önemli derecede maruz kalmanın en yaygın göstergesidir. Plevral plak normal olarak göğsün iç duvarının astarı olan paryetal plevrada bulunur. Göğüs kafesinin yakınında plevral plakların bulunduğu vakalar nadirdir[7].

Plevral kalınlaşma, sıklıkla tüm lob veya akciğerin alanı boyunca uzanan ve akciğer fonksiyonunun önemli bir derecede kısıtlayan bir plevral fibröz türüdür.

Retroperitoneal fibröz, retroperitoneal yapıları kapsayan kalın bir fibrotik kitle ile karakterize edilir. Retroperitoneal yapılar, böbrekleri, böbrek yolunu, aortu ve diğer yapıları içerir.

Asbestoz, (pulmoner fibröz), akciğer dokusunun iltihaplanması ve skarlanması (yara izi veya sıyrık bırakma) ile karakterize ciddi bir akciğer hastalığıdır. Zamanla, akciğer dokuları ve göğüs duvarı astarı kalınlaşır ve sertleşir bu da nefes darlığı, kalıcı öksürük, yorgunluk, yorucu ve hızlı nefes alma ile göğüs ağrısına sebep olur. Asbestoz, asbest lifleri solunduğunda ve akciğerlerin derinliklerine yerleştiğinde gelişir. Asbestoz hastalığa ve ölüme neden olabilir.

Plevral Mezotelyoma, akciğer zarı kanseri olup ortalama yaşam süresi 12 aydan az olan nadir bir kanser türüdür.

Akciğer kanseri, tüm asbest türlerinden kaynaklanabilir. Sigara içmek ve asbest sinerjik olarak hareket eder, yani sigara içenler, sigara içmeyenlere göre asbeste maruz kaldıklarında akciğer kanserine yakalanma konusunda orantısız derecede yüksek risk taşırlar.

Asbestin kanserojenliği ve fibrojenliği

Asbest liflerinin morfolojisinin rolü kanserojenlik ve bunların fibrojenikliği bakımından önemlidir. Stanton hipotezine göre, uzun lifler (8 µm’den uzun) akciğerlerde makrofaj hücreleri tarafından kolayca tolere edilememektedir. Aynı zamanda 0.25 µm'den küçük çaptakilerin fibrinojenik ve kanserojenlik potansiyelinin yüksek olduğunu belirtmiştir[8]. Bununla birlikte Stanton hipotezinin öngördüğünden daha kısa ve daha ince liflere maruz kalan kanser hastalarının akciğer dokularının analizi karsinogenezde önemli olabilir.

Akciğerlerden fazla materyalleri çıkarma sorumluluğuna sahip mobil hücreler olan alveol ve makrofajlar, asbest liflerini fagosit (yutma) haline getirebilir. Lifleri içine alma sürecinde, makrofajlar aktif oksijen ve azot türlerini, sitokinleri ve büyüme faktörlerini salgılar ve dokuda iltihaplı değişiklikler başlatır. Nötrofiller, T-lenfositler ve mast hücreleri gibi diğer hücre tipleri de akciğerlerde birikir ve sonuçta akciğerlerin yaralanmasına yol açan zararlı süreçleri tetikler (fibröz).

Akciğerlerin, yani bronşiyal alveollerin gaz değişim bölgesine girdikten sonra, asbest, hücrelerde reaktif maddelerin üretimini uyandırabilir. Birçok reaktif oksijen türü vardır (ROS). Örneğin, hidrojen peroksit (H2O2), süperoksit anyon (O2), hidroksil kökü (HO) ve reaktif nitrojen türleri. Ek olarak, nitrik oksit (NO) üretimi, asbest liflerine maruz kalan hücrelerde indüklenir. ROS ve diğer reaktif türler DNA'ya, bazı hücresel proteinlere ve lipit membranlarına saldırır ve fonksiyonlarını değiştirir. Asbestin mutajen olmasının nedeni budur.

Bazı hücre sinyal sitokinleri ve interlökin1 (IL-1), tümör nekroz faktörü α (TNF-α), dönüştürücü büyüme faktörü (TGF), trombosit kaynaklı büyüme faktörü (PGDF) ve interlökin8 (IL-8) gibi büyüme faktörleri, hücresel yaralanma sürecine etki eder ve dokuda kollajen birikimini aktive eder. Bunun yanı sıra fibrozise (skar doku oluşumu) yol açan fibroblast proliferasyonunu yükseltir.

Hayvan deneylerinde, asbest dışındaki paligorski (atapulgit), eriyonit ve nemalit dâhil bazı lifsi minerallerin de kanserojen olduğu belirtilmiştir[9]. IARC, asbest lifi içeren talk pudrası ve eriyoniti kanserojen olarak değerlendirmiştir[10].

Asbest ve kanser

Mezotelyoma

Malign mezotelyoma, asbest maruziyeti ile yakından ilişkili nadir bir malignitedir. 1950'lerin başında, mezotelyoma, asbest ile ilişkili bir malignite olarak kabul edildiğinde, genellikle patolojik bir nadirlik olarak kabul edilmişti. Bununla birlikte tıbbi literatürdeki vaka raporları 1930'larda ve 1940'larda yayınlanmıştı. Dr C. Sleggs'in bulguları, 1960 yılında Güney Afrika'da 33 plevral mezotelyoma vakası ile krosidolite maruz kalma hakkında Wagner tarafından bir rapor yazılmasına yol açtı. Bu rapor, asbestin mezotelyoma ile ilişkilendirilmesinde bir dönüm noktasıdır ve şimdiki mezotelyoma hastalarının %80'inden fazlasının mesleki asbeste maruz kaldığı bilinmektedir. Üstelik bazı maruziyetler düşük düzeydeydi. Mezotelyoma, tanıdan sonra ortalama 9-12 ay yaşam süresi olan mutlak ölümcül bir hastalıktır[11].

Akciğer kanseri

İlk rapordan sonra[12] birçok çalışma, asbest maruziyeti ile ilişkili olarak akciğer kanseri riskinde artış olduğunu göstermiştir. Bugün asbest tanınmış bir kanserojendir. Sadece amfibollerin değil, krizotil asbestin de akciğer kanserine neden olduğuna dair yeterli kanıtlar vardır[13]. Asbeste maruz kalan bir grup işçide yapılan sağlık çalışması, yalnızca sigara içmenin 11 kat, sigara ile birlikte asbest maruziyetinin ise akciğer kanseri riskinde 53 kat artışa neden olduğunu göstermiştir[14].


Diğer kanserler

Asbestin yutak, yemek borusu, mide ve bağırsakta kansere neden olduğundan da şüphelenilmektedir. Bununla birlikte, mide ve kolorektal kanser için riskin sadece çok az arttığını, ancak asbest maruziyetinin gırtlak kanserine de yol açabileceğini gösteren bazı kanıtlar vardır[15].

Mesleki ve çevresel maruziyet

Asbestin endüstriyel kullanımı, sonraki sağlık etkileri ile yakından ilgilidir. Asbest içeren ürünlerin yaşam döngüsü birincil asbest endüstrisinde başlar ve ikincil üretimi, kurulumu, kullanımı ve bertarafı ile devam eder. Yaklaşık 100 ülkede, asbest içeren borular ve levhalar düşük maliyetli yapı malzemeleri olarak kullanılmak üzere üretilmektedir. Diğer büyük kullanım alanları arasında izolasyon malzemeleri, yer karoları, contalar, yalıtım levhaları ve tekstil yer almaktadır.

Mevcut asbest kullanımı yalnızca krizotildir. Güney Afrika 1990'dan önce krosidolit ve amosit üretmeye devam ediyordu ancak bu tarihten sonra üretimi durmuştur. Dünya çapında milyonlarca çalışan genellikle asbest içeren malzemelerin taşınması, bakımı, onarımı ve değiştirilmesi sırasında işyerinde asbeste maruz kalmıştır. Araştırmalarda, yetişkin erkeklerin yaklaşık %20-40'ının geçmiş mesleklerinde veya iş yerlerinde asbeste maruz kalmayı gerektirebilecek işler yaptıklarını bildirilmiştir. Batı Avrupa, İskandinavya, Kuzey Amerika, Japonya ve Avustralya nüfusunda her yıl 20.000'e kadar asbeste bağlı akciğer kanseri ve 10.000 mezotelyoma vakası meydana gelmektedir. Geçmiş asbest tüketimi ile mezotelyoma insidansı arasındaki ekolojik ilişkinin kuvvetli olduğu gösterilmiştir[16].

Asbest, kuru malzeme olarak veya beton gibi sert bir malzemeye gömülü olarak işlendiğinde, taşlandığında veya herhangi bir başka nedenle malzeme kırıldığında kolayca toz ve hava partikülleri üretir. Bu nedenle, solunabilir asbest lifleri kolayca havaya salınır ve uzun süre havada kalırlar. Ayrıca hava akımlarıyla uzun mesafelere dağılırlar. Zamanla akciğerlerde biriken lifler ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Akciğer dokusundaki lif konsantrasyonunun analizi, bir kişinin asbeste maruz kalma geçmişini tahmin etmeye yardımcı olmakla birlikte iş ve maruz kalma geçmişine ek olarak kullanılabilir veri sağlar. Akciğer lifi analizi, asbest liflerinin akciğerlerde kalması ve kimyasal bileşimlerinin önemli ölçüde değişmemesi gerçeğine dayanmaktadır. Solunabilen lifin maksimum çapının yaklaşık 3 µm olduğu tahmin edilmektedir. Akciğerlere nüfuz etmede aerodinamik davranış için lif uzunluğu daha az önemlidir. 30 µm uzunluğa kadar lifler insan akciğerlerinden çıkarılmıştır. Akciğerlerde tutulan liflerin miktarı, dolaylı maruz kalma verilerinden daha iyi bir kanserojen risk ölçütü olabilir. Akciğer lifi analizi özellikle mesleki veya mesleki olmayan gizli maruziyetlerin tespitinde faydalıdır. Akciğer lifi analiz yöntemleri, elektron mikroskobu ve tekil liflerin elementel X-ışını mikro analizine dayanmaktadır.

Akciğer lifi analizi, açıkçası yalnızca bir akciğer dokusu örneği mevcutsa mümkündür. Ölüm sonrası inceleme rutin bir prosedür olup aynı zamanda iyileştirici/tanı amacıyla akciğer dokusunda biyopsi, yararlı bir numune örneği olarak kullanılabilir.

Her insan, yaşamı boyunca en az bir defa düşük seviyede asbest liflerine maruz kalır. Hava, su ve toprakta asbest bulunur. Asbestten hastalanan insanlar genellikle doğrudan asbest ile ilgili bir meslekte çalıştıkları için maruz kalanlardır. Kentsel bölgede 33-69 yaş arasındaki 300 erkek üzerinde yakın zamanda yapılan bir otopsi çalışmasında, 1 µm'den daha uzun lif konsantrasyonları, kuru doku gramı başına 0,3 ila 163 milyon lif aralığında bulunmuştur (f/g, kuru doku ağırlığı normal akciğer dokusunun ağırlığının yaklaşık % 10'udur). Asbeste mesleki olarak maruz kalma olasılığı olan olguların %33'ünde ve olası mesleki olmayan maruziyetlerin %1'inde 1 milyon f/g'yi aşan asbest lifi konsantrasyonları gözlenmiştir. Ek olarak, 0,3 ila 1 milyon f/g, özellikle de krosidolit-amosit liflerden oluşan konsantrasyonlar, olası mesleki olmayan maruziyete sahip erkekler arasında nadir bulunmuştur. 1 milyon f/g'yi aşan veya ona eşit lif konsantrasyonları, 40 yaşın altındaki erkeklere kıyasla 60 yaşın üzerindeki erkeklerde 10 kat daha sık görülmüştür. Sigara içme alışkanlıkları pulmoner lif sayıları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip değildir. Kuru doku gramı başına 1 milyon lifin üzerindeki asbest lif konsantrasyonu, geçmiş asbeste mesleki olarak maruz kalmanın yüksek bir göstergesidir. Bu çalışmada yer alan farklı yaş gruplarındakilerin lif konsantrasyonlarının dağılımı, 1970'lerden bu yana Finlandiya'da asbest maruziyetinin azaldığının bir göstergesidir[17].

Muhtemel güvenli bir asbest maruziyeti seviyesi yoktur, ancak özellikle mesleki maruziyeti sonucu insanlarda sağlık tehlikeleri tanımlanmıştır. Asbeste maruz kalma durumu: Asbest madenciliği ve öğütme işlemlerinde ve izolasyon malzemeleri (otomobil ve diğer makine fren balataları, ayakkabılar ve debriyaj diskleri) gibi asbest ürünlerinin birincil ve ikincil imalatında, asbestli çimento, asbest tekstilleri, yer karoları, çatı keçeleri, yalıtım malzemeleri ve inşaat malzemeleri, ısıtma cihazları ve endüstriyel işlem fırınlarında gerçekleşmiştir. Asbeste maruz kaldığı bilinen gemi yapım - onarım ve inşaat sektörlerinde çalışanlar gibi bazı grupların yanı sıra, yalıtım işçileri, araba tamircileri, gemi makine dairesi personeli ve endüstrideki bakım işçileri gibi diğer meslek grupları da asbeste bağlı hastalıklar açısından risk altındadır.

Asbest söküm çalışanları, yüksek performanslı solunum koruyucu takmış olsalar bile, asbeste maruz kalabilirler. Ek olarak, kötü çalışan (HEPA) filtreleme üniteleri ve yetersiz karantina, asbest söküm sahasının çevresini kirletebilir. 21 söküm sahasında yapılan P3 filtreli tam yüz maskeli solunum koruyucuların  ve HEPA filtreli hava temizleme ünitelerinin performans çalışması, test edilen 21 solunum koruyucu cihazının sadece 8'inin çalışanları liflere karşı tamamen koruduğunu ortaya koymuştur. Geri kalan 13 solunum koruyucu cihaz içerisinde 0,01 ila 4,6 f/cm3 aralığında ve ortalama 0,46 f/cm3 lif konsantrasyonu bulunmuştur[18].

İnşaat safhasında asbestin kullanıldığı binalarda asbest lifleri bulunabilir. Ayrıca, asbestin doğal yataklarının bulunduğu coğrafi bölgelerde, çevresel maruziyete bağlı sağlık riskleri olabilir. Asbest olarak sınıflandırılmayan lifsi bir minerale çevresel olarak maruz kalmanın bir kanser riski oluşturduğu çarpıcı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Eriyonit’in (lifsi zeolit, Anadolu’da görülen) bulunduğu coğrafi bölgede gözlenen son derece yüksek mezotelyoma insidansından sorumlu olduğundan şüphelenilmektedir. Plevral veya peritoneal mezotelyoma, Karain köyünde 1970-87 yılları arasında gerçekleşen 217 ölümün %50'sine ve 1980-88 yılları arasında Tuzköy'de meydana gelen toplam ölümlerin %33'üne (277) sebep olmuştur[19].

İlgili mevzuat

Asbest kullanımının yasaklanması, farklı AB Üye Ülkelerinde farklı zamanlarda yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 2005’ten bu yana, tüm Avrupa Birliği’nde asbest kullanımı yasaklanmıştır. Avrupa mevzuatı, çalışanların asbeste maruz kalabilecekleri durumlardan korunması için katı standartlar koymuştur. İlgili direktiflerden bazıları aşağıdadır:

Asbest yasağı: Avrupa Birliği’nin 1999/77/EC sayılı Direktifi, 1 Ocak 2005’ten itibaren her türlü asbest kullanımını yasaklamaktadır[20]. Ek olarak, 2003/18/EC direktifinde asbest çıkarılması ve asbest ürünlerinin imalatı ve işlenmesi yasaklanmaktadır[21]. Bu nedenle, asbest içeren ürünlerin ve malzemelerin birincil kullanıcılarının asbeste maruz kalması artık bir tehdit oluşturmamaktadır. Bu yasak ayrıca REACH mevzuatına da yansımıştır. Ek XVII'de (Giriş 6) REACH, asbest liflerinin ve kasıtlı olarak eklenen bu lifleri içeren eşyaların ve karışımların üretimini, piyasaya arzını ve kullanılmasını yasaklar. Ancak, binalarda ve diğer birçok yapıda asbest bulunmaktadır ve buna bağlı olarak da yapılara ilişkin söküm, yıkım, tamir ve bakım faaliyetlerinde asbeste maruz kalma sorunları halen önemini korumaktadır.

Çalışanların Korunması: 19 Eylül 1983 tarih ve 83/477/EEC sayılı çalışanların iş yerinde asbeste maruz kalma risklerinden korunmalarına ilişkin Konsey Direktifi[22], 25 Haziran 1991 tarih ve 91/382/EEC sayılı Konsey Direktifi ile değiştirilmiştir[23]. Ayrıca 7 Nisan 1998 tarih ve 98/24/EC sayılı Konsey Direktifi[24] ve 27 Mart 2003 tarih ve 2003/18/EC sayılı Avrupa Parlamentosu Direktifi ile düzenlenmiştir. 2003/18/EC sayılı Direktif, havadaki asbest konsantrasyonu için sekiz saatlik zaman ağırlıklı ortalama değerinin (ZAOD-TWA) cm3 başına 0,1 lif olarak tek bir maksimum sınır değeri belirler. Direktif, yıkım ve asbestin çıkarılması sonucu ortaya çıkan ürünlerin işlenmesi ve bertaraf edilmesi haricinde, çalışanları asbest liflerine maruz bırakan faaliyetleri yasaklar ve asbeste bağlı patolojilerin erken tespiti için liflere maruz kalabilecek çalışanların son tıbbi uzmanlık ışığında klinik gözetim ile ilgili uygulama önerilerini güncellemektedir[21]. Gerçekleşen sayısız değişiklik nedeniyle, 83/477/EEC sayılı Direktif ve değişiklikleri 2009/148/EC sayılı yeni asbest Direktifi olarak yayımlanmıştır[25].

Gemi geri dönüşümü sektöründeki çalışanların korunmasını sağlamak için, 1257/2013 (AB) No'lu Yönetmelik (gemi geri dönüşümü ile ilgili) her yeni ürün gerektiren tehlikeli maddelerin (asbest dahil) geminin yapısında veya ekipmanında bulunan tehlikeli madde envanteri, yeri ve yaklaşık miktarlarının belirtilmesiyle (2018'in sonundan itibaren tüm gemiler), uygun şekilde yönetilmesini sağlamak için kurallar koymuştur.

Asbest tehlikelerinin önlenmesi

Ulusal asbest yasakları dünya çapında 30 ülkede uygulanmaktadır. Bununla birlikte, asbestin oluşturduğu riskler özellikle bakım ve inşaat işlerinde çalışanlar için ortadan kalkmamıştır. Bu nedenle sektördeki yöneticilerin ve çalışanların asbest risklerinin farkında olması ve tehlikeli liflere maruz kalınmasını önlemek için bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi önemlidir[26]. İnşaat sektöründe, ulusal mevzuatın bilincinde olmak, yenileme çalışmalarındaki iyi uygulamaları ve asbest içerikli malzemelerle güvenli çalışma konusunda rehberi detaylı bilmek önemlidir[27][28].

Bazı ülkelerde, özellikle geçmiş zamanlarda binaların yıkılması esnasında, asbest sökümünün kötü yönetimi, toprağın asbest ile kirlenmesine neden olmuştur. Bu kirlenme her zaman görünür şekilde değildir. SP168 (Asbestos in soil and made ground: a guide to understanding and managing risks) adlı rehber, sonuç olarak ortaya çıkan riskleri anlama ve yönetmede bazı yardımlar sağlayabilmektedir[29].

Avrupa'da, Dresden Deklarasyonu'nu[30] takiben, Üst Düzey Çalışma Müfettişleri Komitesi (SLIC), 2006 yılında, asbestle çalışmalarda sağlık ve güvenliğe olan ilgiyi arttırmak için ortak bir pan-Avrupa kampanyası oluşturma girişimini başlatmıştır. Kampanyanın ana odağı, bakım/ yıkım/söküm faaliyetlerindeki çalışanların korunması ve atıkların bertaraf edilmesi olmuştur. Avrupa'nın en iyi uygulama rehberleri, iş sağlığı ve güvenliği konularında yetkin iş müfettişleri ile asbest risklerine maruz kalınabilecek işlerde çalışan işveren ve çalışanlar için yayınlanmıştır[31]. SLIC girişimi, asbest risklerini önlemek veya en aza indirmek için iyi uygulama hakkında pratik bir rehberin hazırlanmasını içermektedir[32].

Kaynklar



  1. Tossavainen, A., 'Global use of asbestos and the incidence of mesothelioma', Int J Occup Environ Health, Jan-Mar, 10(1), 2004, pp. 22-5
  2. U.S. EPA – U.S. Environmental Protection Agency, Asbestos (2011). Retrieved 22 June 2015, from: [1]
  3. Leake, B. E., 'Nomenclature of amphiboles', Can Mineral, 1978, 16, pp. 501-520.
  4. Pooley, F. D., 'Asbestos mineralogy', In: Antman, K., Aisner, J. (eds.), 'Asbestos related malignancy'. Grune&Stratton, Boston, 1987, pp. 3-27.
  5. Korhonen, K., Tossavainen, A., 'Wollastonite - a fibrous industrial mineral', Vuoriteollisuus/Bergshanteringen, 39, 1, 1981, pp. 38-45. (In Finnish with English abstract)
  6. Doll, R.,'Symposium on MMMF, Copenhagen, October 1986, overview and conclusions', Ann Occup Hyg, 4B, 1987, pp. 805-819.
  7. Mesothelioma Symptoms (2014). Pleural plaques. Retrieved 22 June 2015, from: [2]
  8. Stanton, M. F., Layard, M., Tegeris, A., Miller, E., May, M., Morgan, E., Smith, A., 'Relation of particle dimension to carcinogenicity in amphibole asbestos and other fibrous minerals', J Natl Cancer Inst, 67, 1981, pp. 965-975.
  9. Pott, F., Ziem, U., Reiffer, F. J., Huth, F., Ernst, H., Mohr, U., 'Carcinogenicity studies on fibres, metal compounds and some other dusts in rats', Exp Pathol , 32, 1987, pp. 129-152.
  10. IARC – International Agency for Research on Cancer, 'Monographs on the evaluation of carcinogenic risk to humans, Silica and some silicates', Vol 42, IARC, Lyon, 1987.
  11. Wagner, J. C., Sleggs, C.A., Marchand, P., 'Diffuse pleural mesothelioma and asbestos exposure in Cape Province', Br J Ind Med, 17, 1960, pp. 260-271.
  12. Doll, R., 'Mortality from lung cancer in asbestos workers', Br J Ind Med., 12, 1955, pp. 81-86.
  13. Berman, D. W., and Crump, K. S., 'Update on potency factors for asbestos-related lung cancer and mesothelioma', Crit Rev Toxicol, 38 Suppl 1, 2008, pp. 1-47.
  14. Selikoff, I. F., Hammond, E. C., 'Asbestos and smoking', JAMA, 242, 1979, pp. 458-459.
  15. Committee on Asbestos, Asbestos: Selected cancers, The National Academic Press, Washington D.C, 2006. Available at: [3]
  16. Takahashi, K, Huuskonen, M. S, Tossavainen, A., Higashi, T., Okubo, T., Rantanen, J., 'Ecological relationship between mesothelioma incidence/mortality and asbestos consumption in ten Western countries and Japan', J Occup Health, 41, 1999, pp. 8-11.
  17. Karjalainen, A., Vanhala, E., Karhunen, P. J., Lalu, K., Penttilä, A., and Tossavainen, A., 'Asbestos exposure and pulmonary fibre concentrations of 300 Finnish urban men', Scand J Work Environ Health, 1994, 20, pp. 34-41, 1994.
  18. Riala, R., Riipinen, H., 'Respirator and high efficiency particulate air filtration unit performance in asbestos abatement', Appl Occup Environ Hyg, 13(1), 1998, pp. 32-40.
  19. Baris, Y. I., 'Fibrous zeolite (erionite)-related diseases in Turkey', Am J Ind Med., 19, 1991, pp. 374-378.
  20. Directive 1999/77/EC of 26 July 1999 adapting to technical progress for the sixth time Annex I to Council Directive 76/769/EEC on the approximation of the laws, regulations and administrative provisions of the Member States relating to restrictions on the marketing and use of certain dangerous substances and preparations (asbestos), OJ L 207, 6.8.1999, pp. 18-20. Available at: [4]
  21. 21.0 21.1 Directive 2003/18/EC of the European Parliament and of the Council of 27 March 2003 amending Council Directive 83/477/EEC on the protection of workers from the risks related to exposure to asbestos at work, OJ L 97, 15.4.2003, pp. 48-52. Available at: [5]
  22. Council Directive 83/477/EEC of 19 September 1983 on the protection of workers from the risks related to exposure to asbestos at work (second individual Directive within the meaning of Article 8 of Directive 80/1107/EEC), OJ L 263, 24.9.1983. Available at: [6]
  23. Council Directive 91/382/EEC of 25 June 1991 amending Directive 83/477/EEC on the protection of workers from the risks related to exposure to asbestos at work (second individual Directive within the meaning of Article 8 of Directive 80/1107/EEC), OJ L 206 , 29/07/1991 P. 0016 - 0018. Available at: [7]
  24. Council Directive 98/24/EC of 7 April 1998 on the protection of the health and safety of workers from the risks related to chemical agents at work (fourteenth individual Directive within the meaning of Article 16(1) of Directive 89/391/EEC), OJ L 131, 5.5.1998, pp. 11-23. Available at: [8]
  25. Directive 2009/148/EC of the European Parliament and of the Council of 30 November 2009 on the protection of workers from the risks related to exposure to asbestos at work (Text with EEA relevance). Available at: [9]
  26. EU-OSHA – European Agency for Safety and Health at Work, 'Safe maintenance – asbestos in building maintenance', E-fact 48, 2010. Available at: [10]
  27. EU-OSHA – European Agency for Safety and Health at Work, 'Asbestos in construction', Factsheet 51, Bilbao, 2004, p. 1. Available at: [11]
  28. EU-OSHA – European Agency for Safety and Health at Work, European good practice Awards 2008-09 - prevention of risk in practice: good practice related to risk assessment, Healthy Workplaces. A European campaign on risk assessment, 2009, p. 21. Available at: [12]
  29. CIRIA Asbestos in soil and made ground: a guide to understanding and managing risks. Ready reference (SP168) Available at: http://www.ciria.org/Resources/Free_publications/sp168_asbestos.aspx
  30. Asbestos - European Conference 2003, Dresdner Erklärung zum Schutz der Arbeitnehmer vor Asbest (German), 2003, pp. 1-3. Available at: [13]
  31. EU-OSHA – European Agency for Safety and Health at Work (2006), 'SLIC European Asbestos Campaign 2006'. Retrieved 22 June 2015, from: [14]
  32. EU-OSHA (2015) A practical guide on best practice to prevent or minimise asbestos risks, available: https://osha.europa.eu/data/links/a-practical-guide-on-best-practice-to-prevent-or-minimise-asbestos-risks

Contributors

Palmer