Kanserojen, Mutajenik, Reprotoksik (CMR) Maddeler

From OSHWiki
Jump to: navigation, search

Raluca Aurora Stepa, Ellen Schmitz-Felten ve Steffen Brenzel, İşbirliği Merkezi (Kooperationsstelle), Hamburg

Çevirenler: Hüseyin Suat Burçak*, Kaan Özkahraman*, Cemal Burak Yaşaroğlu*, Gönül Orhan*, Selin Algan*, Sabire Balcı*, Emine Tuğba Karadoğan*

*AÇSH Uzmanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanlığı (İSGÜM)

Giriş

Kanserojen, mutajenik ve reprotoksik maddeler, bir maddenin üç tehlike türünün tümünü içerebildiğinden, ayrıca sınıflandırma ve yasal yaklaşımdaki benzerliklerden dolayı genellikle bir grup olarak adlandırılır. 'CMR' kısaltması da yaygın olarak kullanılır.

CMR'ler kronik olarak toksiktir ve sağlık üzerinde çok ciddi etkileri vardır. Avrupa'da yılda 30 milyon tonun üzerinde CMR üretilmektedir[1]. CMR'lere maruz kalan çalışanların sayısı ve etkilerin ciddiyeti, sağlığı korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek için yapılması gereken koordineli bilimsel, teknik ve düzenleyici faaliyetler gerektirmektedir.

Kanserojen, mutajenik, reprotoksik maddeler nelerdir?

Kanser, değiştirilmiş hücrelerin kontrolsüz büyümesi ve ana bölgeden vücudun farklı bölgelerine yayılma özellikleri ile karakterize bir hastalıktır. Kanserojenler kansere neden olan veya görülme sıklığını artıran maddeler veya karışımlardır.

Mutasyon, bir hücrede genetik materyalin miktarında veya yapısında kalıcı bir değişiklik olması anlamına gelmektedir. Mutajen, mutasyon oluşumunu artıran ajanlar için kullanılır. Tamamı olmasa da birçok mutajen madde kanserojendir.

Üreme toksisitesi, cinsel fonksiyon üzerinde olumsuz etkilere, erkeklerde ve kadınlarda doğurganlığa, emzirme veya laktasyon yoluyla çocuklarda gelişimsel toksisite etkilerine neden olan maddeler için kullanılır. Bu tür ajanlara sıklıkla reprotoksinler veya reprotoksik denir. Bazı Endokrin Bozucu Kimyasallar, etkilerini üreme sistemi yoluyla gösterir.

Bir madde yukarıdaki kategorilerden bir veya daha fazlasında sınıflandırılabilir ve bu madde başka sağlık tehlikeleri veya fiziksel tehlikelere neden olabilir. AB mevzuatı[2], üç tür maddenin her biri için tanımları sağlar.

Sınıflandırma

AB'de CMR'lerin sınıflandırılması, CMR'nin insan sağlığına zarar veren türlerinden birinin varlığını gösteren delillere dayanmaktadır. Maddelerin Sınıflandırılması ve Ambalajlanması ile ilgili yeni AB mevzuatı - CLP 1272/2008 sayılı Tüzük - Tablo 1'deki tehlike sınıfları, CMR içeren maddeler ve karışımlar için kullanır.

Karışımlar, bileşenlerinin tehlikelerine göre (Tablo 1'deki gibi) veya karışımın bir bütün olarak testlerine veya benzer karışımların verilerine dayanarak sınıflandırılabilir.

Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), kanserojenlerin insanlara yönelik tehlikelerine ilişkin kuvvetli delillere dayanarak kanserojenleri 4 sınıflandırmaya ayırmaktadır.

Tablo 1: CMR maddelerinin ve karışımlarının AB mevzuatına ve IARC kriterlerine göre sınıflandırılması

CMR maddelerinin AB sınıflandırması
Kategori Kriterler
Grup.1 A büyük ölçüde insanlar üzerinde yapılan deneylerin deliliyle, insanlar için CMR potansiyeline sahip olduğu bilinmektedir
Grup.1 B büyük ölçüde hayvanlar üzerindeki deney verilerine dayanarak, insanlar için CMR potansiyeline sahip olduğu tahmin edilmektedir
Grup.2 insanlar için CMR potansiyeline sahip olduğundan şüphelenilmektedir
emzirme veya laktasyon yoluyla etkileri sütteki transfer nedeniyle çocuklarda yan etkilerin kanıtı ve / veya sütün kalitesi ve / veya anne sütündeki bulunabilecek  potansiyel toksik seviyelerdeki maddeler
Bileşenlerin tehlikelerine dayanan CMR karışımlarının AB sınıflandırması

(aksi belirtilmedikçe)

Kategori Kriterler
Grup 1 A or B kanserojen / mutajen (KM): ≥% 0,1 kanserojen veya mutajen Grup. 1 (A veya B); reprotoksik (R): ≥% 0,3 reprotoksik Grup 1 (A veya B)
Grup 2 CM: ≥% 1 kanserojen veya mutajen Grup 2; R: ≥% 0,3 reprotoksik Grup 2
emzirme veya laktasyon yoluyla etkileri R: ≥ 0,3% emzirme ve laktasyon yoluyla etkileri ile reprotoksik
Kanserojen maddelerin IARC sınıflandırması
Kategori Kriterler
1 İnsanlara kanserojen
2A İnsanlara muhtemel kanserojen
2B İnsanlara muhtemel kanserojen
3 İnsanlara kanserojenliğine göre sınıflandırılamaz
4 Muhtemelen insanlara kanserojen değildir

Kaynak: 1272/2008 (2) No'lu Yönetmelik (2), IARC[3]


Bir madde, bir veya daha fazla CMR tehlikesine sahip olabilir. Daha fazlasına sahip olduğunda, her tehlike türü için kanıtlara göre sınıflandırılır, örneğin:

  • KM: benzen kanserojen 1 A, mutajendir. 1B;
  • KR: kurşun (II) kromat kanserojen 1B, reprotoksik 1A;
  • MR: dibutiltin diklorür mutajen 2, reprotoksik 1B;
  • CMR: benzo (a) piren is kanserojen 1B, mutajen 1B, reprotoksik 1B;
  • K veya M veya R: nikel dioksit kanserojen 1A, trifloroiodomethane mutajen 2, karbon monoksit reprotoksik 1 A.

Mevcut AB sınıflandırması (CLP Tüzüğü), 67/548 / EEC sayılı Direktifindeki tehlikeli maddelerle ilgili eski CMR sınıfları sırasıyla kategori 1A, 1B ve 2 yerine kategori 1, 2 ve 3 kullanılmaktadır. Bununla birlikte, mevcut sınıflandırma iş sırasında üretilen maddeleri ve doğal maddeleri içermemektedir; işyeri kanserojenleri için ayrıca aşağıdaki Avrupa mevzuatı ile ilgili bölüme bakınız.

Tehlikeler ve Etki Mekanizması

Kanserojenler ve Mutajenler

Kanser gelişimi, mutajenez süreçleri ve bunlar arasındaki ilişki tam olarak anlaşılmamıştır, fakat mevcut durumda iki mekanizma dikkate alınmaktadır: Bunlardan biri mutasyonların (genotoksik maddelerden kaynaklanan) neden olduğu kanserler, bir diğeri ise başka yollarla (genotoksik olmayan maddelerden kaynaklanan) tetiklenip gelişen kanserlerdir.

Genotoksik ajanlar veya metabolitleri, genetik materyalde (DNA) doğrudan değişikliklere neden olurken, genotoksik olmayan ajanların, tümör oluşumunu başlatma gibi diğer mekanizma tiplerine dâhil olduğu düşünülür. Genotoksik ve genotoksik olmayan maddeler kanserojenliğin farklı aşamalarında etkileşime girebilir.

Normal bir vücut; gelişimi, işlevselliği ve doku onarımını sağlamak amacıyla hücre büyümesini kontrol etmek için (kodlanmış genetik bilgi ile) programlanır. Çeşitli sebepler (CMR'lere maruz kalma dâhil) bu mekanizmaları bozabilir ve normal hücreleri kötü huylu hücrelere dönüştürebilir. Kötü huylu hücreler yukarıda belirtilen işlevlere sahip değildir, türetildiği hücreler gibi çoğalmaz veya ölmezler. Hızlı çoğalma ve komşu dokuları istila etme veya kan dolaşımına veya lenfatik sisteme girme ve vücudun uzak bölgelerine yayılma eğilimindedirler (metastaz).

Mutajenler hücrelerin genetik materyaline (DNA ve/veya kromozomlar) zarar verebilir. Bu durum kalıcı değişikliklere neden olabilir: mutasyonlar. Yaşam süresi boyunca çok sayıda mutasyon meydana gelir. Birçoğu doğaldır, ancak bazıları oluştukları hücreleri olumsuz yönde etkileyebilir.

Germ hücrelerinde (erkek veya dişi üreme hücreleri) mutasyonlar meydana geldiğinde, sebep oldukları değişiklikler kalıtsaldır. Eşey hücre mutajenitesi, birkaç kuşak boyunca etki edebilir ve doğurganlığın azalması, anomali, genetik hastalıklar, embriyonik ölüm veya genetik olarak belirlenmiş fenotipik değişiklikler gibi sorunlara neden olabilir. Etki mekanizmalarından dolayı, germ hücre mutajenlerinin kanserojen etki göstermesi muhtemeldir.

Somatik hücrelerde (üreme dışı hücrelerde) oluşan mutasyonlar, kanser olasılığını artırabilir, ancak somatik mutasyonlar bir sonraki nesle aktarılmaz.

Genotoksik olmayan kanserojenlerin, doğrudan genetik materyale bağlı olmayan bir mekanizma ile kanser oluşum sürecine katıldığı varsayılmaktadır. Yapılan çalışmalar tümör promotörleri, endokrin değiştiricileri, immüno-bastırıcılar veya dokuya özgü toksisitenin indükleyicileri olarak etki ettiklerini göstermiştir. Bazı çalışmalar, genotoksik olmayan kanserojenlerin, Grup 1 ve Grup 2 IARC kategorilerinin yaklaşık % 12'sini oluşturduğunu düşünmektedir(A,B)[4].

Genotoksik olmayan bir kanserojen örneği, sülfürik asit buharıdır (IARC Grup 1 kanserojen). Yüksek konsantrasyonlarda, büyümenin reaktif uyarımı ve kanser oluşumu ile sonuçlanan solunum yollarının kronik tahrişine yol açar. Tahrişe neden olmayan düşük maruz kalma seviyelerinde kanserojen tehlikesi kanıtlanmamıştır[5]. Bunun dışında, bazı pestisitler de genotoksik olmayan kanserojenlerdir.

Her bireyin kimyasallara verdiği tepkiler arasında farklılıklar vardır (metabolik parmak izi). Doku özgüllüğü de tespit edilen farklılıklardandır. Veriler, bazı CMR'lerle hedef organlar (en çok etkilenen organlar) arasında ilişki kurulabileceğini göstermektedir; krom[6] bileşiklerine maruz kalmaya bağlı nazal kanser, asbest maruziyetine bağlı plevral mezotelyoma, polisiklik aromatik hidrokarbonlara (kurum kalıntılarındaki benzo[a]pyrene gibi) bağlı skrotal kanser gibi.

Risk kontrol mekanizması için stratejiler belirlenirken etki mekanizmaları önemlidir. Genotoksik kanserojenler için genellikle eşik değer belirtilmeyen bir yaklaşım göz önünde bulundurulur. Biyolojik hedefine ulaşan ve onunla reaksiyona giren genotoksik bir kanserojene maruz kalmak, kanser olasılığını arttırır ve bu durumda güvenli maruz kalma seviyeleri yoktur [6]. Maruziyetten kaçınılmalı ya da maruziyet mümkün olduğunca düşük tutulmalıdır.

Genotoksik olmayan kanserojenler ise eşik değer belirtilen toksik maddeler olarak ele alınabilir. Mesleki maruziyet sınır değerlerini belirlemek için olumsuz etki gözlenmeyen değer (NOAEL:No observed adverse effect levels) veya gözlenen en düşük olumsuz etki değeri (LOAEL: lowest observed adverse effect) ve belirsizlik faktörleri kullanılabilir. Mesleki Maruz Kalma Limitleri Bilimsel Komitesi (SCOEL), etki mekanizmalarına ve toksikolojik çalışmalara dayanarak, kanserojenler için OEL'lerin belirlenmesinde dört yaklaşım önermektedir.

Reprotoksik maddeler

Üreme toksisitesi, cinsel işlev ve doğurganlık üzerinde doğrudan ve spesifik etkilere işaret eder. Bunlar; üreme sistemindeki başkalaşımlar (örneğin, kadın ve erkek üreme hücrelerine doğrudan zarar verme), ergenliğin başlaması üzerindeki olumsuz etkiler, eşey hücrelerinin üretimi ve taşınması (örneğin, sperm ve yumurta veya 'ovum'), üreme döngüsü normalliği, cinsel davranış, doğurganlık, parturasyon (doğum), gebelik sonuçları, erken üreme senesansı (yaşlanma) veya üreme sisteminin bütünlüğüne bağlı diğer işlevlerde değişikliklerdir. Anne sütü ile beslenen bebeklere bulaşan etkiler de buna dâhildir.

Reprotoksiklerin hamile kadınlar için sağlığa etkileri maruz kalma zamanlarına bağlı olarak değişir. Hamileliğin ilk üç ayındaki maruziyet, anne vücudunda metabolik bozuklukların indüklenmesi, anormal embriyojenez, doğuştan olan özür veya düşüklere neden olabilir[7][8]. Son altı aydaki maruziyet fetusun büyümesini yavaşlatabilir, beyin gelişimini etkileyebilir veya prematüre doğuma neden olabilir. Sadece kadınlar reprotoksik maddelerden etkilenmez, erkekler de risk altındadır. Örneğin; erkek steroid hormon sistemi, sperm kalitesi ve konsantrasyonu üzerine etkisi vardır[9]. Fetüsün gelişimi, yumurta veya sperm hücrelerindeki kalıtsal değişiklikler (epigenetik mekanizmalar) yoluyla da bozulabilir; bu da organizmanın DNA diziliminin temelinde bir değişikliğe neden olmaz; bunun yerine, genetik olmayan faktörler organizmanın genlerinin farklı davranmasına (veya “kendilerini farklı ifade etmesine”) neden olur. Hamileliğin sonucunu etkileyebilecek epigenetik veya nesiller nesli baba tarafından aktarılan maruziyetin etkilerine dair bazı kanıtlar vardır; çocukluk çağı kanserlerinde risk artışı[10].

Gelişim toksisitesinin daha geniş bir anlamı vardır, ancak AB sınıflandırmasının pragmatik amaçları için(CLP Tüzüğü), esas olarak hamilelik sırasında veya ebeveynlerin maruziyeti sonucu ortaya çıkan olumsuz etkiler anlamına gelir. Bu etkiler, organizma ömrünün herhangi bir noktasında ortaya çıkabilir. Gelişimsel toksisitenin ana belirtileri arasında gelişmekte olan organizmanın ölümü, yapısal bozukluklar, büyüme değişiklikleri ve fonksiyonel eksiklikler sayılabilir.

2004'te Fransa'da yapılan bir anket ile 50 potansiyel reprotoksik madde tehlike ve maruziyet açısından puanlanarak değerlendirdi. Bu metoda göre ilk on madde: di (2-etilheksil) ftalat, benzil bütil ftalat, dibütil ftalat, kadmiyum, kurşun, heksaklorobenzen, toluen, nonilfenol, etilen glikol etil eter, benomil[11]. Ftalatlar gibi reprotoksik maddelerin etkilerine örnekler: testis toksisitesi, erkek ve dişi fertilitesinin düşmesi, cenin toksisitesi (muhtemelen ölüme veya malformasyonlara yol açan). Alkilfenoller ve benzeri kimyasallar, hormon taklit eden ve erkek fertilitesinde, testis büyüklüğünde ve sperm kalitesinde azalmaya sebep olan etkilere sahiptir[9].

Endokrin Bozucular

Endokrin bozucular, endokrin sistem mekanizmasına zarar vererek veya yaşam döngüsünde anormal zamanlarda süreçler başlatarak endokrin sisteme etki edebilen kimyasallardır. Endokrin bozucuların çoğu üreme işlevlerini etkiler (reprotoksik), ancak bazı endokrin bozucular, örneğin tiroidal işlevler gibi diğer işlevleri etkileyebilir.

Bu kimyasallar etkilerini bir dizi farklı mekanizma ile ortaya koyabilir[12]:

  • Bir hücrenin reseptörüne bağlanarak hormonun biyolojik aktivitesini taklit edebilir, yanlış zamanda hücrenin doğal hormona normal tepkisini başlatarak yanlış tepkiye ya da aşırı ölçüde tepkiye yol açabilir;
  • Aktive etmeden reseptöre bağlanır, ancak doğal hormonun bağlanmasını önler;
  • Kandaki proteinleri taşımak için bağlanır, böylece dolaşımda bulunan doğal hormonların miktarını değiştirir;
  • Vücuttaki metabolik süreçlere müdahale ederek doğal hormonların sentezini veya bozulma oranlarını etkiler.

Ftalatlar ve nonilfenoller, üreme fonksiyonlarını etkilediği bilinen endokrin bozucu örnekleridir.

Tehlike İletişimi

Tehlikeli olarak sınıflandırılan maddeler veya ürünler için, etiket tehlike iletişiminin en kısa ve öz yoludur.

1 Aralık 2010'dan bu yana, maddeler CLP Tüzüğü 1272 / 2008'e göre sınıflandırılmalı, etiketlenmeli ve ambalajlanmalıdır. 1 Haziran 2015'ten bu yana bu uygulama karışımlar için de geçerlidir. Ancak bu tarihte raflarda zaten hazır halde bulunan ve 1999/45 / EC Yönergesine göre etiketlenmiş karışımlar 1 Haziran 2017'ye kadar tedarik edilmeye devam edebilir.

Yeni CLP Tüzüğü 1272/2008 CMR’ye[2]  göre tehlikeler aşağıdaki durumlarla ifade edilmektedir:

  • CMRs kategori 1 (A veya B) ve kategori 2 için, şekil 1'de sunulan GHS piktogramı;
  • Kategori 1 (A veya B) için 'Tehlike' işaret sözcüğü, kategori 2 için ‘Uyarı’ işaret sözcüğü;
  • Tablo 2'de sunulan tehlike ifadeleri;

Şekil 1: CMR tehlikelerini göstermek için GHS piktogramı

Şekil 1: CMR tehlikelerini göstermek için GHS piktogramı

Kaynak: 1272/2008 (EC) sayılı Yönetmelik[2]

Aşağıdaki tabloda CMR kategorileri için tehlike ifadeleri gösterilmektedir.

Tablo 2: CMR kategorileri için tehlike ifadeleri

Tehlike İfadeleri Kategori 1A veya 1B Kategori 2

Emzirme üzerine veya laktasyon yoluyla etkileri

Karsinojenler H340: Genetik hasara yol açabilir H341: Genetik hasara yol açma şüphesi var
Mutajenler H350: Kansere neden olabilir H351: Kansere neden olduğundan şüpheleniliyor
Reprotoksikler H360: Doğurganlığa veya doğmamış çocuğa zarar verebilir H361: Doğurganlığa veya doğmamış çocuğa zarar verme şüphesi var H362: Emzirilen çocuğa zarar verebilir.

Kaynak: 1272/2008 (EC) sayılı Yönetmelik [2]

Emzirme üzerine veya laktasyon yoluyla etki eden reprotoksiklerin neden olduğu tehlikeler sadece tehlike ifadeleri ile bildirilmiştir.

Güvenlik Bilgi Formları (GBF) etiketlerden daha fazla bilgi sağlayan dökümanlardır.  GBF’nın içeriği çalışanlara açıklanmalıdır. Ayrıca GBF tehlikeli madde veya ürünler kullanan herkes için erişilebilir olmalıdır.

Daha karmaşık tehlike iletişim planlamasında aşağıdaki adımlar göz önünde bulundurulabilir[13]:

  • Sorunun tanımlanması: Tehlikeli maddeler hakkında iyi bir iletişim için sorunu analiz etmek, olası risklerin ve tehlikelerin niteliğini ve kapsamını anlamak çok önemlidir.
  • Mesajın oluşturulması: İyi bir mesaj ancak hedef kitleye göre uyarlanmış, güvenilir, eksiksiz ve ayrıntılı bilgiler içeriyorsa başarılı olabilir.
  • Mesajın iletilmesi: Mesajı iletmek için seçilen kanal ve araçlar, istenen kapsam, hedef grup ve mesajın niteliğine göre seçilmelidir.
  • Mesajın alınması: Hedef kitle arasında farkındalığın arttırılmasında, hedef kitleyi dâhil ederek, işbirliği yapmaya, maliyet ve fayda sunmaya teşvik etmek önemlidir.
  • Geri bildirim toplama ve takip etme: Geri bildirim değerlendirmesi, mesajın anlaşılıp anlaşılmadığını gösterir ve gerekirse içeriğin ayarlanmasına ve güncellenmesine imkân sağlar.

Bilginin ilgili kısımlarının teorik testler kullanılarak anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol etmek ve aynı zamanda çalışanların bilgiyi / rehberi nasıl uygulayacaklarını gerçekten bilip bilmediklerini gözlemlemek yararlı olacaktır. EU-OSHA örnek kontrol listesine bakınız[14].

Mesleki maruziyet

2006 yılında Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan yaklaşık 1,5 milyon insan kanserden öldü[15]. EU-OSHA'ya (2011) göre AB'de (2002'de) yaşanan tüm kanser ölümlerinin ortalama % 9.6'sının işle ilgili olduğu tahmin edildi[16]. Dünya Sağlık Örgütü bunun farklı kanserojen maddelerin geniş kullanım alanının bir sonucu olduğuna inanmakta ve bu nedenle hükümetleri ve endüstriyi, iş yerlerinin sağlık ve güvenlik standartlarınının karşılanması için yeterli önlemlerle donatılmasını sağlamaya çağırmaktadır[17] . Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmesine göre C139 kanserojen maddeler çok katı koşullar altında olmadıkça firmalarda kullanılmamalıdır, bu nedenle bunların değiştirilmesi için her türlü çaba gösterilmelidir[18].

CMR olarak sınıflandırılan yüzlerce madde vardır. AB mevzuatı kategori 1'den (A ve B) 270 ve kategori 2'den 150 den fazla CMR içerirken[19], Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC)[3]  kategori 1 ve 2'de (A, B) 460'tan fazla ajan (sadece kimyasallar değil) içermektedir. Çalışmalar tarafından güvenilir bilgi sağlandıkça, CMR sayısı ve sınıflandırması değişebilir.

2005 yılında, Fransa’daki işçilerin CMR’lere maruz kaldığı tahmin edilen oran, çalışan nüfusun yaklaşık %15’i: bunun %13'ü kanserojenlere, %1'i mutajenlere ve %1'i reprotoksilere maruziyet şeklindeydi[20].

2010'da yayınlanan bir çalışma[21] , Tablo 3'te de sunulduğu gibi, 1990-1993 dönemi için kanserojenlere (sadece kimyasallara değil) maruz kalma hakkında veri sağlamaktadır.

Tablo 3: 1990-1993 yılları arasında 15 AB ülkesinde kansere maruz kalan çalışma nüfusunun yüzdesi

Ülke Yüzdesel olarak maruz kalan çalışma nüfusu oranı
Avusturya 25
Belçika 21
Danimarka 24
Finlandiya 24
Fransa 23
Almanya 24
Yunanistan 27
İrlanda 24
İtalya 25
Lüksemburg 25
Hollanda 17
Portekiz 24
İspanya 25
İsveç 20
Birleşik Krallık 22

Kaynak: EUROGIP[21]

Fransa’da (2010), %15,7 oranıyla 25 yaş altındaki çalışanların, %11,6 oranıyla 25-29 yaş, %9,6 oranıyla 30-39 yaş, %10 oranıyla 40-49 yaş ve %7,4 oranıyla 50 ve üzeri yaş kategorisine kıyasla kanserojen maddelere daha fazla maruz kaldıkları tahmin edilmektedir[22].

CMR'lere maruz kalma birçok sektörde ortaya çıkabilir. Tablo 4'te, maruz kalmanın gerçekleştiği çeşitli sektörleri ve işleri göstermek için birkaç kanserojen örneği verilmiştir.

Tablo 4: Farklı faaliyet sektörlerinde kanserojenlere maruz kalma örnekleri

Kanserojen madde İlgili sektör İlgili iş Yorumlar
Arsenik oksitler Yarı iletkenler Üretim işçisi -
Metalurji ve demir dışı metallerin erimesi Metalurji çelik imalat işçisi -
Benzen Rafineri Operatör, bakım işçisi Saf veya hidrokarbon karışımlarında
Garaj Mekanik Benzine maruz kalma (buharlar ve ciltle temas)
Yakıt taşıma Kara tankeri şoförü Benzin buharlarına maruz kalma (yakıt aktarımı)
Berilyum Diş protezi laboratuvarı Diş laboratuvarı teknisyeni -
Bakır berilyum alaşımı eritme Döküm işçisi -
Bakır-berilyum veya alüminyum-berilyum alaşımlarının işlenmesi ve kaynaklanması Tesisatçı, montajcı, imalat işçisi Mekanik mukavemet özellikleri için kullanılan alaşım, sürtünme parçalarının imalatı.
1,3-Bütadien Petrokimya Sistem operatörü -
Altı değerlikli krom Çelik konstrüksiyon Paslanmaz çelik kaynakçı Kaynak dumanı
Sac işi Sac işçisi -
Yapı ve inşaat Boyacı / boya sökücü Çinko ve kurşun kromatlı eski boyalar

Kaynak: EUROGIP'ten uyarlanmıştır[21]

CMR'ler işyerinde hammadde (safsızlıklar dahil), ara ürünler, yan ürünler ve emisyonlar olarak bulunabilir. Kimyasalların etiketlenmesi halinde (ürünler gibi) maruz kalma tehlikelerinin tanımlanması daha kolaydır.

İstenmeyen emisyonların karışımlarında CMR'lere maruz kalma meydana geldiğinde, (kaynakta çıkan duman veya taş kesme veya sert odun işleme tozları gibi) tehlikelerin ayrıca yukarıda belirtildiği gibi 2004/37/EC sayılı “Çalışanların işteki kanserojen veya mutajenlere maruz kalma risklerine karşı korunması” Direktifinde bahsedilen şekilde tanımlanması, iletilmesi ve kontrol edilmesi gerekir[23].

CMR'lerin organizmalara girme yolları soluma (toz, duman, gaz, buhar), yutma (kirli ellerle yeme, içme, sigara içme veya yanlışlıkla yutma yoluyla) ve (sağlam veya hasar görmüş) cilt ve mukoza zarlarından nüfuz etmeyi içerir.

Çalışanlar nadiren yalnızca tek bir kimyasal maddeye maruz kalmaktadır. Genellikle birçok kimyasal maddeye ya aynı anda ya da kısa bir zaman periyodunda maruz kalırlar. Çalışanlar aynı zamanda farklı yollardan da maruz kalabilirler: örneğin soluma ve deri yoluyla emilim veya yutma[24]. Sözde 'kokteyl etkisi' belirsiz riskler taşıyabilir. İlave veya birleşik etkiler, zararlı etkinin ciddiyetinde bir artışa neden olabilir. Bu sadece karışan kimyasal maddelerin kombinasyonu için değil, aynı zamanda kimyasal maddelerin ve ototoksik maddeler (örneğin, trikloretilen carc.1B, muta. 2) ve gürültü gibi fiziksel faktörlerin kombinasyonu için de geçerlidir[25]. IARC tarafından muhtemel kanserojen olarak sınıflandırılan sirkadiyen bozulma (gece çalışması) içeren vardiyalı çalışma, kimyasal CMR'lere maruz kalmanın sağlık üzerindeki etkilerini ağırlaştırabilir[3].

Dahası, CMR'lere maruz kalma ayrıca çevre kirliliği, yiyecek, ürünler veya kimyasal olmayan radyasyon (güneş ışınımı dahil), biyolojik, sirkadiyen ritmi bozan gece vardiyası ve oturarak yapılan işler gibi faktörlerden ortaya çıkabilir. Bazı araştırmacılar “Psikososyal risk ve çalışan sağlığı stresi”ni bile kanserojen ve/veya üreme için toksik bir faktör olarak tartışıyorlar. Bununla birlikte, doğrudan bir bağlantıya ilişkin net bir kanıt yoktur[26][27], ancak sigara içmek, alkol kullanımı, aşırı yemek ya da “Madde kullanımı ve iş için ilaç tüketimi” gibi stresle başa çıkma stratejileri dolaylı katkıda bulunmaktadır.

AB Mevzuatı

Yukarıda belirtilen sınıflandırma ve etiketlemeyle ilgili düzenlemelere ek olarak, CMR’lere uygulanacak mevzuat genel olarak kimyasallar, çalışanların korunması, genel ürün güvenliği, çevre ve diğerleri için yönetmelikleri içerir.

Kayıtlarıyla ilgili gerekliliklerin yanı sıra, 1A ve 1B kategorilerindeki sınıflandırma kıstaslarını karşılayan CMR'ler, REACH Tüzüğü uyarınca izin almaya tabidir. Aynı hükümler, sağlık üzerinde ciddi etkileri olduğuna dair kanıt bulunan eşdeğer ilgili maddeler için de geçerlidir. Endokrin Bozucular (Yukarıya bakınız.) bu kategoriye dâhil edilmiştir.

İşteki kanserojen veya mutajenlere maruz kalmayla ilgili risklerden çalışanların korunması 2004/37/EC Direktifi [23], işveren için özel yükümlülükler ve ayrıca sağlık izleme, kayıt tutma ve maruz kalma sınırlamalarına ilişkin diğer önlemleri içerir.

2004/37/EC sayılı Direktif, kanserojen ve mutajen maddelerin, 1A ve 1B kategorilerindeki (67/548/EEC Direktifinin eski 1 ve 2'nci sınıfları) sınıflandırma kıstaslarını karşılayan maddelerin hazırlık ve işlem süreçlerini bir liste halinde dikkate almaktadır:

  • Auramin üretimi,
  • Kömür kurumunda, kömür katranında veya kömür ziftinde bulunan polisiklik aromatik hidrokarbonlara maruz kalmayı içeren çalışmalar,
  • Bakır-Nikel alaşımı matların tavlanması ve elektro-rafine edilmesi sırasında ortaya çıkan tozlara, dumanlara ve spreylere maruz kalmayı içeren çalışmalar,
  • İzopropil alkol üretimindeki güçlü asit işlemi,
  • Ahşap tozlarına maruz kalmayı içeren çalışmalar.

Bu Direktif, reprotoksik maddelerin yalnızca kanserojen veya mutajen özellikte olanlarına uygulanır. Yaklaşık 100 adet reprotoksik maddeden geri kalanlar, kimyasal ajanlara uygulanan mevzuatla düzenlenmektedir[28].

Avrupa Birliği, reprotoksik maddelerin (kategori 1A ve 1B) değiştirilmiş bir CM direktifine dâhil edilip edilmemesi kararına yardımcı olmak için bir çalışma yapmıştır. Şu sonuca varılmıştır: Çalışma çerçevesinde yürütülen sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerin nicel bir değerlendirmesi olarak; Kanserojen ve Mutajen Direktifi altında yer alan reprotoksik maddelerin bağlayıcı faaliyetleri ile bağlayıcı olmayan reprotoksik maddelere rehberlik sağlanması karşılaştırıldığında, bağlayıcı olmayan reprotoksik maddelere rehberlik sağlanmasının en iyi fayda-maliyet oranını sağladığı öne sürülmektedir. Bununla birlikte, yazarlar etki değerlendirmesi sonuçlarının sağlam olarak değerlendirilemeyeceği anlamına gelen ciddi veri sınırlamaları ile karşı karşıya kalmıştır. İki üye devlette (Fransa ve Almanya), Kanserojen ve Mutajen Direktifinin uygulaması için mevzuatta yer alan reprotoksik maddelerin dâhil edilmesinin yararlarının niteliksel bir değerlendirmesi yapılmış ve çalışanların reprotoksik maddelere maruz kalmasındaki azalmanın yararları tanımlanmıştır[29]].

İşverenler, tehlikeli olmayan veya daha az tehlikeli olan bir madde, karışım veya süreci değiştirerek kanserojen veya mutajenlerin kullanımını azaltmak için önlemler almalıdır. Bu mümkün değil ise maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak için başka önlemler alınmalıdır. Uygulanması gereken önlemler sırasıyla şu şekildedir: eleme ve ikame, mühendislik kontrolleri (örneğin: kapalı sistem, yerel egzoz havalandırması), idari kontroller ve sonunda en son tercih edilen seçenek, kişisel koruyucu donanımların kullanılması (aşağıdaki kontrol önlemleri bölümüne bakınız). Daha az tehlikeli maddelere göre, CMR maddelerine daha katı önlemler uygulanır. Kaza veya kazalardan dolayı öngörülemeyen maruz kalma durumunda ve rutin olmayan faaliyetlerde (örneğin, bakım) de önlemler alınmalıdır. Maruz kaldıktan 40 yıl sonrasına sürdürülmesi belirtilen, çalışanların maruz kalması ve tıbbi gözetimi hakkındaki kayıtları tutmak için pratik öneriler sunulmaktadır.

Sağlık gözetimi maruz kalmaya başlamadan önce ve daha sonra düzenli aralıklarla yapılmalıdır. Bir çalışanda, CMR'lere maruz kalmaya bağlı olarak tespit edilen herhangi bir anormallik varsa, benzer şekilde maruz kalan diğer çalışanlar da sağlık gözetimine tabi tutulmalıdır. Bu gibi durumlarda CMR'lere bağlı riskler yeniden değerlendirilmelidir. Sağlık gözetimi, kanserlerin ortaya çıkma süresinin uzun olması ve CMR etkilerinin erken saptanmasındaki sınırlı imkânları göz önünde bulundurmalıdır.

83/477/EEC sayılı Konsey Direktifini değiştiren 27 Mart 2003 tarih ve 2003/18/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi, işte asbeste maruz kalma ile ilgili risklerden çalışanların korunmasına değinmektedir.

Avrupa Birliği'nde iki tür Mesleki Maruz Kalma Sınırı (Occupational Exposure Limits-OELs) vardır. Bunlar bağlayıcı (kısıtlayıcı) ve gösterge niteliğindeki Mesleki Maruz Kalma Sınırı’dır.

AB düzeyinde, aşağıdaki kanserojen maddeler için bağlayıcı OEL'ler, işyerinde çalışanın solunum bölgesinden ölçülen atmosferik şartlardaki madde konsantrasyonları olarak belirlenir:

  • Benzen, vinil klorür monomeri ve sert ağaç tozu[23],
  • Asbest[30]
  • İnorganik kurşun ve bileşikler[31], ayrıca biyolojik bir BLV ile.

İşyerinde CMR'lere maruz kalma birçok AB ülkesinin düzenlemelerine göre bildirilmesi zorunlu hastalıklara neden olabilmektedir[21].

İşyerinde gençlerin korunmasına ilişkin 94/33/EC sayılı Direktife göre, genç çalışanların CMR'lere maruz kalacak koşullarda çalışmalarına izin verilmemektedir[32].

Hamile ve emziren çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili 92/85/EEC sayılı Direktif, kurşun ve bileşikleri insan organizması tarafından emilebiliyor ise bunlara karşı hamile ve emziren çalışanların maruz kalmamalarını sağlamaktadır[33]. İlgili kılavuzlara göre, işverenlerin, hamile veya yakın zamanda doğum yapmış kadınları dikkate alarak risk değerlendirmesi yapmaları gerekmektedir. CMR'lere maruz kalmanın önlenmesi birinci öncelik olmalıdır. Bu direktif sadece kimyasallarla sınırlı kalmayıp aynı zamanda fiziksel, biyolojik, örgütsel veya psikososyal tüm olası risk faktörlerini içermektedir.

Önleme ve Kontrol Önlemleri

Kimyasal risklerin önleme ve kontrolü için yapılan genel yaklaşım aynı zamanda CMR'ler için de geçerlidir. Mevzuata uygunluk zorunludur ve önlemlerin temelini oluşturmalıdır.

Kullanılan veya üretilen kimyasalların bir envanteri, etiketlerden, GBF'den ve diğer güvenilir bilgi kaynaklarından gelen CMR'ler hakkındaki verilerle tutulmalı, güncellenmeli ve ilişkilendirilmelidir. CMR'lerin tanımlanması, bu tür maddeleri içerebilen veya teknolojik işlemlerde üretilebilecek emisyonlar ve kimyasallar mevzuatına uymayan bilinen kanserojenler (örneğin, dizel motor emisyonları veya kanser tedavisinde kullanılan sitostatik ilaçlar) için de yapılmalıdır. AB mevzuatı ile kanserojen olarak tanımlanmayan, ancak IARC veya ulusal makamlarca kanserojen olarak kabul edilen maddeler de dikkate alınmalıdır.

Önleme ve kontrol için tanımlanmış CMR'lerin önceliklendirilmesi, sınıflandırma kategorilerini göz önünde bulundurmalı ve risk değerlendirmesini planlarken dikkate alınmalıdır.

Değerlendirilen durumun doğru yansıtılabilmesi için risk değerlendirmesi, sistematik olarak toplanan ve ölçülen veriler tarafından desteklenen tutarlı bir metodolojiye dayanmalıdır. Dikkate alınacak bir diğer durum meslek dışı faktörler de riski artırabilmektedir (örneğin immünosüpresif ilaçlar). Risk değerlendirmesinin sonuçları, kontrol önlemlerinin türü ve önceliği açısından karar vermeyi desteklemelidir.

Eleme ve İkame

Eleme, CMR'lerden kaçınmak için en etkili önlemdir. Bu durum nihai ürünün teknolojisini veya özelliklerini değiştirerek CMR kullanımını gereksiz kılmakla sağlanabilir. İkame, CMR'nin daha güvenli maddelerle değiştirilmesi anlamına gelir. Bu tür önlemler diğer tehlikeler için kabul edilemez risklere neden olmamalıdır.

Mühendislik Kontrolleri

Üretim süreçlerinin yeniden tasarımı, CMR emisyonlarının kaynağının yalıtımı ve muhafazası, yerel ve genel havalandırma gibi mühendislik kontrolleri, CMR tehlikelerinin giderilemediği durumlarda riskleri kontrol etmek için kullanılmalıdır. Mühendislik kontrollerini çalışma sürecinin planlama aşamasında uygulamak genellikle daha kolaydır.

Otomatik sistemler, en azından bazı teknolojik aşamalarda, insan maruziyetini ortadan kaldırabilir. Çalışma parametrelerindeki değişiklikler emisyon seviyesini düşürebilir, örneğin düşük sıcaklık uçucu CMR emisyon seviyesini azaltır. Kimyasalların havada taşınmasını önleyen önlemler, örneğin toz yerine kaba malzeme kullanılması veya püskürtme yerine fırça boyaması (esas olarak) soluma yoluyla oluşacak maruziyeti azaltabilir.

CMR kaynağını izole etmek veya kapalı bir işletim sistemi kullanmak, işçilerin bu tehlikeli maddelerle temasını sınırlar.

Yerel aspiratör (çeker) havalandırması (davlumbazlar veya esnek boru aspiratörleri gibi) ve genel havalandırma, toplu korumaya katkıda bulunur.

İdari Kontroller

Maruz kalma seviyesini azaltmak adına yapılan mühendislik kontrollerini tamamlamak için idari kontrol önlemleri kullanılabilir. Bu önlemler maruz kalma süresini ve maruz kalan kişilerin sayısını azaltmaya yardımcı olur. İşverenlerin, CMR'lere maruz kalmaya bağlı olarak sağlık ve güvenlikleri açısından risk taşıyan faaliyetlerde bulunan işçilere ait güncellenmiş bir listeye sahip olmaları gerekir.

Gece vardiyalarından kaçınmak (IARC carc. 2A), daha kısa vardiyalarda çalışmak, CMR'ye maruz kalınmayan alternatif görevler oluşturmak bu önlemlere örnek olarak verilebilir, Örneğin maruz kalmanın kadınları/erkekleri etkilemesinin daha muhtemel olduğu işleri oluştururken cinsiyet (olay bazında, ayrımcılık oluşturmadan) göz önünde bulundurulmalıdır. Maruziyetin azaltılmasında bakım, temizlik ve kişisel hijyen de önemlidir. Güvenli çalışma prosedürleri hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

Kişisel Koruyucu Donanım

Kişisel koruyucu ekipmanın kullanılması, diğer çözümlerin uygulanamadığı ya da yeterince etkili olmadığı durumlar ile sınırlı olmalı ve yalnızca geçici olarak uygulanmalıdır.

Diğer Önlemler

İşverenler, işçilerin ve / veya temsilcilerinin aşağıdakiler hakkında yeterli ve uygun bir eğitim almasını sağlamak için uygun adımları atmalıdır:

  • Potansiyel ve ek sağlık riskleri (sigara içmek gibi);
  • Kimyasalların ve atıkların güvenli taşınması ve depolanması dahil, maruz kalmanın önlenmesi için önlemler;
  • Hijyen gereksinimleri;
  • Koruyucu ekipman;
  • Bir kaza durumunda alınacak önlemler;
  • Acil durum prosedürleri.

CMR'lere maruz kalmış veya maruz kalabilecek çalışanların eğitimi sadece tehlikeleri ve iyi uygulamaları anlatmakla kalmaz, aynı zamanda sadece uzun bir maruz kalma süresinden sonra görülebilen riskler için farkındalığı arttırır.

Kanserojenlere maruz kalma zamanından tümörlerin klinik tespit zamanına kadar 20-50 yıllık bir gecikme süresi olabilir. Kanserojenlere maruz kalmanın etkileri maruz kalan kişinin çalışma ömrü boyunca belirgin olmayabilir. Bu nedenle, çalışanlara “görünür” semptomlara güvenmemeleri gerektiği öğretilmelidir. Çalışanların mevzuatın doğru uygulanıp uygulanmadığını değerlendirebilmelerini sağlamak için uygun önlemler alınmalıdır. Çalışanlara ve/veya temsilcilerine kanserojen, mutajen ve reprotoksik faktörlere maruz kalma ile ilgili tüm konularda danışılmalıdır. Anormal maruz kalma durumunda en kısa sürede bilgilendirilmeleri gerekir.

İşverenler, kanserojen, mutajen veya reprotoksikleri içeren kapların, paketlerin ve tesisatların açıkça ve okunaklı bir şekilde etiketlendiğinden ve uyarı işaretlerinin açıkça görüntülendiğinden emin olmalıdır.

CMR'leri içeren acil durumlara müdahale, eğitim ve periyodik tatbikatlar için gerekli araçları sağlanarak anlatılmalıdır.

CMR'lerin izlenmesi, yasal gerekliliklere uygun bir stratejiye göre ve aynı zamanda şirketin CMR'lerin yönetimine ilişkin politikasına uygun olarak yapılmalıdır. Bu, maruz kalma seviyesinin azaltılmasında kontrol önlemlerinin etkinliğinin periyodik bir kontrolünü içermelidir.

Kontrol önlemlerinin amacı, CMR'lere maruz kalmayı ortadan kaldırmak veya maruz kalma seviyesini mümkün olduğunca azaltmaktır. Maruziyet sınır değerleri yürürlükte ise, bu sınırlara uymak asgari bir amaç olarak düşünülmeli ve maruziyeti bu değerlerin altında olabildiğince düşürmeye çalışılmalıdır.

Avrupa Kılavuzları ve Risk Yönetimi Araçları

Kılavuzlar, Avrupa Direktiflerinin uygulanmasını kolaylaştırmayı amaçlayan ve bağlayıcı olmayan belgelerdir. Avrupa Komisyonu tarafından risklerin önlenmesi için en iyi uygulamaları belirleyen bazı pratik kurallar, AB-OSHA tek giriş noktası olan “Mevzuat”da listelenmiştir [36]. Şu anda aşağıdakilerle ilgili AB kılavuzları bulunmaktadır:

  • İkame
  • Asbest
  • Kimyasal Etmenler
  • Silika Kristalleri

Mevcut tehlikeli maddelerin risk yönetimi için tasarlanmış, risk değerlendirmesini destekleyen ve ikame gibi önleme ve kontrol önlemlerinin geliştirilmesi için çeşitli araçlar vardır.

Referanslar



  1. Eurostat - Avrupa Birliği İstatistik Ofisi, Toksik Kimyasalların Üretimi, Toksisite Sınıfına Göre, Toplam Kimyasal Üretimi, 2004-2013. (Erişim Tarihi:1 Haziran 2015)
  2. 2.0 2.1 2.2 2.3 16 Aralık 2008 tarih ve 1272/2008 / EC sayılı Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Paketlenmesi ile ilgili Yönetmelik,  67/548 / EEC ve 1999/45 / EC sayılı Direktiflerin Değiştirilmesi ve İptal Edilmesi, ve 1907/2006 sayılı (EC) Yönetmelikte Yapılan Değişiklikler, L 353/1 sayılı Avrupa Birliği Resmi Gazetesi, 31 Aralık 2008.
  3. 3.0 3.1 3.2 IARC - Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, IARC Monografları Tarafından Sınıflandırılan Ajanlar, 2014. (Erişim Tarihi:01 Şubat 2015) [3] (http://monographs.iarc.fr/ENG/Classification/index.php)
  4. Hernández, LG, van Steeg, H., Luijten, M., van Benthem, J., 'Genotoksik Olmayan Kanserojenlerin Mekanizmaları Ve Kanıt Yaklaşımı Ağırlığının Önemi', Mutasyon Araştırması, Cilt. 682 (2-3), 2009, sayfa 94-109. [4] (http://dx.doi.org/10.1016/j.mrrev.2009.07.002)
  5. Santonen, T., Kimyasal Kanserojenler - Işyerinde Risk Değerlendirmesi Ve Sağlık Gözetimi [Sunum], AB-OSHA - Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı, 2003. (Erişim Tarihi:22 Şubat 2011)
  6. Heijden van der, CA, ILO - Uluslararası Çalışma Örgütü, 'Kanserojen risk değerlendirmesi: Diğer yaklaşımlar', İş Sağlığı ve Güvenliği Ansiklopedisi, Dördüncü Baskı, Cilt. 1, Kısım IV, Bölüm 33 (Düzenleyici Toksikoloji), 1998,  [5] (http://www.ilocis.org/documents/chpt33e.htm)NIOSH - Ulusal İş Güvenliği ve Sağlığı Enstitüsü
  7. İşyeri Tehlikelerinin Kadın Üreme Sağlığı Üzerindeki Etkileri, DHHS (NIOSH) Yayın No: 99-104, s. 20, 1999.  (http: //www.cdc. gov / NIOSH / docs / 99-104 / pdfs / 99-104.pdf)
  8. Hage, ML (Ed.), İşyerindeki Tekraralanabilir Tehlikeler, John Wiley ve Oğulları, New York. 1998
  9. 9.0 9.1 Evans, TJ, 'Endokrin bozucular', Gupta, RC (Ed.), Üreme ve Gelişim Toksisitesi, Elsevier Inc., s. 874-875, 2011.
  10. Cordier, S., 'Paternal Maruziyetlerin Gelişimsel Toksisitedeki Rolünün Kanıtı’, Temel ve Klinik Farmakoloji ve Toksikoloji, Cilt. 102, sayfa 176-181, 2008. 
  11. AFSSET - Ulusal Çevre Sağlığı ve Gıda Güvenliği Ajansı, Üreme Ve Gelişme Özellikli Toksik Madde Listesinin Belirlenmesi Ve Toksikolojik Referans Değerlerinin Analizi Için Bir Sıralama Yönteminin Önerilmesi ,'VTR reprotoksik' uzmanları , s. 58, 2006, 
  12. OECD - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, OECD Ülkelerinin Endokrin Bozucuların Test Edilmesi, Değerlendirilmesi ve Yönetimine İlişkin Faaliyetler Çalıştayı Raporu, s. 253, 2010.
  13. AB-OSHA - Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı, İSG Bilgisinin Etkili Bir Şekilde Iletilmesi:Tehlikeli Maddeler, Sistemler ve Programlar-Rapor,2003. [9] (http://osha.europa.eu/en/publications/reports/312)
  14. AB-OSHA - İş Güvenliği ve Sağlığı Avrupa Ajansı, Tehlikeli Maddelere Ilişkin Iletişim Bilgileri , No 35, 2003.
  15. EC - Avrupa Komisyonu, Araştırma ve Yenilik, Sağlık - Kanser. (Erişim Tarihi:7 Temmuz 2015) [11] (http://ec.europa.eu/research/health/medical-research/cancer/index_en.html)
  16. AB-OSHA - Avrupa İş Sağlığı Güvenliği ve Ajansı, 'Seminer raporları: Atölye Çalışması' Kanserojenler ve İşe Bağlı Kanser'. (Erişim Tarihi:7 Temmuz 2015) [12]. (https://osha.europa.eu/en/tools-and-publications/seminars/workshop-on-carcinogens-and-work-related- cancer)
  17. WHO - Dünya Sağlık Örgütü (2007). DSÖ, Sağlıklı Işyerlerinde Kanseri Önleme Çağrısı.(ErişimTarihi:7Temmuz2015)
  18. ILO - Uluslararası Çalışma Örgütü, C139 - Meslek Kanseri Sözleşmesi , 1974, Kanserojen Maddeler ve Ajanların Neden Olduğu Mesleki Tehlikelerin Önlenmesi ve Kontrolü Konvansiyonu, 10 Haziran 1976, Kabul: Cenevre, 59. ILC oturumu, 24 Haziran 1974, Durum: Teknik Sözleşme.
  19. UBA – Alman Federal Çevre Ajansı, Kanserojen, Mutajenik Ve Üreme Için Toksik Olarak Sınıflandırılan Maddeler (CMR) Ve Tüketici Ürünlerinde Endişe Verici Diğer Maddeler, Kimyasalların Düzenlenmesi Için İlgili Maddelerin Tanımlanması, Analitik Kontrol Çalışmaları Ve Sonuçları , 2011. (Erişim Tarihi:17 Haziran 2011) [15] (http://www.uba.de/uba-info-medien-e/4092.html)
  20. Vincent, R., Fransa'da 2005 yılında kullanılan CMR kimyasal madde envanteri INRS - Ulusal Araştırma ve Güvenlik Enstitüsü, İş Sağlığı ve Güvenliği, Çalışma Kitapları - 4. Çeyrek, 2006.
  21. 21.0 21.1 21.2 21.3 EUROGIP, İşle ilgili kanserler: Avrupa'da Nasıl Tanımlanıyor, Anket Raporu Eurogip 49 / E, 2010. [17] (http://www.eurogip.fr/en/publications-d-eurogip/193-work-related-cancers-what recognition-in-europe)
  22. DARES -Araştırma, Çalışma ve İstatistik Koordinasyon Müdürlüğü, Kanserojen Kimyasal Maruziyeti, Fransa Çalışma, İstihdam, Mesleki Eğitim ve Sosyal Diyalog Bakanlığı, No. 054, 2013.
  23. 23.0 23.1 Avrupa Parlamentosu Ve Konseyinin 29 Nisan 2004 Tarihli Ve 2004/37 / EC Sayılı ‘Çalışanların Işteki Kanserojen Veya Mutajenlere Maruz Kalma Risklerine Karşı Korunmasına İlişkin Direktifi, Avrupa Birliği Resmi Gazetesi L 158, 30 Nisan 2004.
  24. Cherrie, J., Tehlikeli Maddelere Maruz Kalma Riskleri: Toksikoloji Ve Ötesi , İşyerinde Kimyasal Maddeler Hakkındaki AB-OSHA Seminerinde Sunum, 2009. (Erişim Tarihi: 30 Mayıs 2011) [20] (https://osha.europa.eu/en/tools-and- publications/seminars/chemical-substances-at-work-facing-up-to-the-challenges)
  25. EU-OSHA - Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı, AB Üye Ülkeleri düzeyinde Kanserojen, Mutajen ve Reprotoksik Maddeler için Mesleki Maruz Kalma Sınırlarının Araştırılması, Eylül 2009. [21] (http://osha.europa.eu/en/publications/reports/548OELs)
  26. Fox, BH, 'Kanser', ILO Ansiklopedisi, 2003. [22] (http://www.ilo.org/iloenc/part-v/psychosocial-and- organizational-factors/chronic-health-effects/item/65-cancer)
  27. Hougaard, KS, 'Stresin fetal evredeki etkileri', s. 14- 24, 2004.
  28. ETUC - Avrupa Sendikaları Konfederasyonu, Tekrarlayan Riskler ve Kanserojenler Direktifinin Gözden Geçirilmesi, 2008.)
  29. Milieu Ltd & Risk and Policy Analysts Ltd (RPA), İşçilerin İş Yerinde Kanserojen Ve Mutajen Maddelere Maruz Kalma İle İlgili Risklerden Korunması Hakkında 29 Nisan 2004 Tarihli Ve 2004/37/AT Sayılı Avrupa Parlamentosu Ve Konsey Direktifi’nde Yapılan Değişiklik İle Bağlantılı Olarak AB Düzeyinde Sağlık, Sosyoekonomik Ve Çevresel Etkiler Analizleri Için Nihai Rapor, 2013
  30. İşçilerin İşyerinde Asbest Maruziyeti İle İlgili Risklerden Korunmasına İlişkin 27 Mart 2003 Tarih ve 2003/18 / AT Sayılı Avrupa Parlamentosu Ve Konsey Direktifi, 2003.
  31. İşyerinde Çalışanların Sağlık Ve Güvenliğinin Kimyasallarla Ilgili Risklerden Korunmasına Ilişkin 98/24/EC Sayılı Ve 7 Nisan 1998 Tarihli Konsey Direktifi.
  32. İş Yerindeki Gençlerin Korunması Hakkında 22 Haziran 1994 Tarihli Ve 94/33/AT Sayılı Konsey Direktifi.
  33. Hamile İşçilerin Ve Yakın Zamanda Doğum Yapmış Veya Emziren İşçilerin İş Yerinde Sağlık Ve Güvenliklerini Geliştirmeyi Teşvik Eden Önlemlerin Getirilmesi Hakkında 19 Ekim 1992 Tarihli Ve 92/85/AET Sayılı Direktif

Contributors

Palmer